Proloterapi

Proloterapi tedavisi; proliferatif ve irritan solüsyonların vücuda enjekte edilmesi esasına dayanır. Proloterapide hipertonik dekstroz (şekerli serum), düşük konsantrasyonda lidokain (lokal anestetik) kullanılır.

Enjeksiyonlar genellikle eskimiş, aşınmış, zedelenmiş, güçleri azalmış tendon, ligament ve eklemlere yapılır. Böylece eklem, tendon, ligament ve kas ağrıları tedavi edilir. Enjekte edilen proliferatif madde eklemde, tendonların kaslarla birleşme noktalarında, kasların kemiğe yapışma yerlerinde ve ligamentlerin kemiğe yapışma yerlerinde enflamatuar bir süreç başlatır. Bu enflamasyon (mikropsuz iltihap) tamir sürecini başlatır, gerek kıkırdak dokusunda gerekse kollajen fibrillerin oluşumunda ve tamirinde yeni bir süreç başlar. Ortalama 3 hafta süren bu enflamatuar süreçten sonra hastada klinik düzelme başlar. Tendon, ligament, eklem, kıkırdak ve kas sorunlarında sadece ağrının geçmesi değil klinik tablonun iyileşmesi de sağlanır.

Eğer bel ağrınız, bel fıtığınız, boyun ağrınız, migreniniz, kalça-omuz-diz kireçlenmeniz (artroz) varsa PROLOTERAPİ sizin için sebebe yönelik ve sizi ameliyat olmaktan kurtaracak bir seçenek olabilir.

Kas-iskelet sisteminden kaynaklanan ağrıların hatırı sayılır bir kısmının nedeni ligament ve tendonlardaki hasar, zayıflık ve gevşekliktir. Bir eklemde instabilite (gevşeklik) yapmayacak derecedeki ligament ve tendon hasar ve zayıflığı da ağrı ve kas spazmına neden olabilir.

Bel-boyun fıtıkları, kireçlenmeler, aşınmalar, tendinitler çoğu zaman bu eklem gevşekliği ve bunun neden olduğu kronik kas spazmı nedeniyle oluşmaktadır. Ayrıca statik stabilizasyondan (kemikleri bir arada sağlam bir şekilde tutma görevi) sorumlu ana yapılar olan ligamentlerde gevşeklik olması sonucu vücut bu eklemdeki gevşekliği kaslar yardımıyla gidermeye çalışır, oysa kaslar bunun için yaratılmış dokular değildir ve ligament kadar güçlü ve dayanıklı değildirler. Sürekli eklemi bir arada tutamaz ve çabuk yorularak spazma girer. Bu ligamentöz gevşeklik tedavi edilmezse bu kas spazmı sürekli hale gelir, olay kronikleşir ve eklem çevresindeki bu kaslar kısa ve gergin hale gelir, eklem aralığını daraltarak eklemi sıkıştırır .

Sonuçta fıtıklaşmaların, kireçlenmelerin, aşınmaların meydana geldiği negatif bir döngü yaşanır. Bu ligamentöz gevşeklik tedavi edilmeden, eklem güçlendirilmeden hastanın sağlığına kavuşması zor bir ihtimaldir, çünkü altta yatan ana problem ligamentöz gevşekliğe bağlı eklem instabilitesidir ve bu sorunu Proloterapi doğal yolla tedavi eder.

Ameliyatlar ve diğer tedavi seçenekleri hep sonuçla (fıtık, kireçlenme, aşınma vs.) ilgilendiği için ya başarısızdırlar ya da başarı oranları düşüktür. Özellikle ameliyatlar bazen hastanın sıkıntısını gidermediği gibi gelecekte de daha büyük sıkıntılara ve yeni ameliyatlara neden olabilir. Oysa Proloterapi sonucu değil sebebi tedavi ettiği için hastaların büyük çoğunluğunda doğal ve etkili bir şifa sağlar. Proloterapi ile bu eklem gevşekliği tedavi edilebilir ve ağrılarınızdan ameliyat olmadan kurtulabileceğiniz bir tedavi seçeneği olabilir.

Nöral proloterapi nedir?

Nöral Proloterapi; nöropatik kaynaklı ağrıların tedavisi için geliştirilmiş yeni bir rejeneratif tıp yöntemidir. Nöral proloterapi bir çok kas iskelet sistemi kaynaklı ağrılarda, nöropatik ağrılarda ve farklı ağrı sendromlarının tedavisinde kullanılır. Nöral proloterapi nörofasial proloterapi, subkuten (ciltaltı) proloterapi olarakta adlandırılır. Nöral proloterapide nispeten düşük konsantrasyonlu dextrose ya da mannitol solusyonu derinin hemen altına zedelenmiş sinir dokularının ve diğer yumuşak dokuların rejenerasyonu ve tedavisi için uygulanır.

Nöral proloterapinin orjini nedir?

Nöral proloterapi Yeni Zellandalı Dr John Lyftogt tarafından geliştirilmiştir. Eklemleri innerve eden (uyaran, hareket ettiren) sinirler aynı zamanda eklem yüzeyindeki deriyi ve eklem çevresindeki kasları da innerve ederler (Dr John Hilton kuralı). Bunun sonucu olarak eklem çevresindeki herhangi bir sinirdeki irritasyon eklem çevresindeki deride, kaslarda ve diğer yumuşak dokularda da bir irritasyon ve fonksiyon kaybı yapar. Hipertonik (yoğun) dextroz solusyonları yıllardır ligament (bağ) ve tendon (kiriş) gibi yumuşak doku problemlerine bağlı kas iskelet sistemi sorunlarında kullanılmaktadır. Dr Lyftogh sinirlerin de bir yumuşak doku olduğunu düşünerek düşük yoğunluklu dextroz çözeltilerinin sinirleri de iyileştirebileceğini göstermiştir. Deri altına enjekte ettiği az miktardaki dextroz solüsyonunun eklemlerdeki şişliği azalttığını, ağrı seviyesini düşürdüğünü ve fonksiyonlarını restore ettiğini rapor etmiştir. Ciltaltı sinir fonksiyonunun restorasyonu daha derinlerdeki dokuları iyileştirir ve ağrıları azaltır.

Nöral proloterapi nasıl etki eder?

Sebebi ne olursa olsun doku hasarı oluştuğu zaman, ortama proinlamatuar maddeler (bradikin, prostaglandin gibi) salınır, bu maddeler sinirler üzerinde bulunan kapsaizin reseptörlerini aktifleştirir. Sinirlerdeki bu kanallar açıldığı zaman sinirler enflamasyona sebep olan maddeler (P maddesi, kalsitonin geniyle ilişkili peptit) salgılar. Sonuç olarak yumuşak doku şişliğine sebep olan, kan damarlarından sızmalar olur, dokunun ağrı eşiği düşer ve ağrı ortaya çıkar. Nöral proloterapi kapsaizin reseptörlerini inhibe ederek bu zinciri kırar ve sinir fonksiyonlarını restore eder.

Nöral proloterapinin geleneksel proloterapiden farkı nedir?

Nöral prolotarapi le geleneksel proloterapi arasında bazı farklar ve benzerlikler vardır. Her ikisinde de amaç; doku iyileşmesi, ağrının giderilmesi ve eklem fonksiyonlarının restore edilmesidir. Ancak kullanılan dextroz (şekerli serum) çözeltisinin yoğunluğu ve enjeksiyon teknikleri farklıdır, Geleneksel proloterapide daha yoğun dextroz çözeltisi daha derin dokular olan tendon, ligamentlerin kemiğe yapışma yerlerine ve periost gibi dokulara enjekte edilir. Nöral proloterapide daha az yoğun çözeltiler, ciltaltında bulunan sinirlerin çıkış yerlerine enjekte edilir. Geleneksel proloterapide tendon ve ligamenlere yapılan enjeksiyon bu dokularda bir enflamasyon yaparak bu dokuların sertleşmesineni ve güçlenmesini sağlar, nöral proloterapide ise daha yüzeysel yapılan enjeksiyonlar nöronal enflamasyonu tedavi ederek ağrıyı giderir. Geleneksel prolotarapi daha ağrılı ve invazif bir yöntemdir.

Nöral proloterapide enjeksiyon sıvısı olarak ne kullanılır?

Nöral proloterapi solüsyonu %5 lik dextroz ya da %5 lik mannitol ihtiva eder. Hem dextroz hem de mannitol çözeltileri tamamen doğal kaynaklardan elde edilir.

Nöral proloterapi ağrılı bir tedavi midir?

Nöral proloterapi genellikle çok iyi tolere edilir. Çoğu hastada enjeksiyon solüsyonunun içine local anestezi ilave etmeye gerek yoktur. Enjeksiyon derinin hemen altına yapıldığı için enjeksiyon esnasında çok ince ve kısa iğneler kullanılır. Çok sayıda enjeksiyon ciltaltı sinirlerinin dağılım alanlarına yapılır. Bazı noktalara yapılan enjeksiyonlar biraz ağrılı olabilir, bu durumda soğutucu spray kullanmak gerekebilir.

Bir nöral proloterapi uygulamasında sonra neler hissedilir?

Çoğu hasta ilk enjeksiyondan sonra ağrılarında azalma hisseder. Başlangıçtaki analjezik etki birkaç saat ya da bir gün kadar sürebilir. Doku iyileşmesi arttıkça iyilik hali ve ağrısızlık artar. Genelde her uygulama seansında ağrılarda %10-20 lik bir azalma olur.

Toplam tedavi süresi ne kadardır?

Her şahıs, her hasta ve her hastalığa göre farklılıklar göstermekle birlikte, 5-8 seans lık tedavi süresi genellikle yeterlidir. Ancak doku hasarı fazla ise tedavi süresi uzatılabilir. Seans aralıkları 1 veya 2 hafta kadardır, özel durumlarda haftada 2 seanslık uygulama yapılabilir.

Nöral proloterapi güvenli midir?

Tecrübeli bir hekim tarafından yapılan nöral proloterapide risk çok azdır. Dekstroz ve mannitol solüsyonlar son derece güvenlidir, allerji yapma riskleri yoktur. Enjeksiyon esnasında çok az olsa da bir enfeksiyon riski olabilir. Enjeksiyon bölgesinde kanamalar, ekimozlar (morarma), enjeksiyon yerinde bazen bir kaç gün süren ağrılar olabilir.

Nöral proloterapi hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır?

  • Migren ve baş ağrıları
  • Boyun ve bel ağrıları
  • Kas ağrıları
  • Siyatik nevraljiler
  • Eklem ağrıları
  • Osteoarthrit
  • Vulvodinia ve genital bölge ağrıları
  • Aşil tendiniti ve topuk ağrıları
  • Morton nöroma
  • Plantar fasiit ve topuk dikeni
  • Karpal tünel sendromu
  • Tenisçi dirseği, golfçü dirseği
  • Post-herpetik nevralji
  • Temporo mandibular eklem hastalıkları ve ağrıları
  • Trigeminal nevralji
  • Fibromyalji (fibromiyalji)
  • Nöromiyofasial ağrı sendromları
  • Kompleks bölgesel ağrı sendromları
  • Cerrahi işlemlerden sonra devam eden ağrıları
  • Başarısız bel cerrahisi